Ankara · çocuk ve ergen ruh sağlığı Çocuk PsikiyatrisiAnkara Randevu Al

Yazılar · 5 dakikalık okuma

Çocuklarda duygu düzenleme becerisi

Duygularını düzenleyebilmek doğuştan gelen bir yetenek değil, yıllar içinde öğrenilen bir beceridir. Çocuklar bu beceriyi önce ebeveynlerinin yanında, onların sakinliğini ödünç alarak öğrenir.

Beş yaşındaki erkek çocuğun öğretmeniyle duygu tablosunu incelemesi çocuklarda duygu düzenleme becerisi kazandırıyor.

Market reyonunda kendini yere atıp bağıran üç yaşındaki bir çocuk, oyunu kaybettiğinde tahtayı fırlatan yedi yaşındaki bir çocuk, en küçük bir uyarıda kapıyı çarpıp odasına kapanan on dört yaşındaki bir genç… Bu sahnelerin ortak noktası, çocuğun o an yaşadığı güçlü duyguyu düzenlemekte zorlanmasıdır. Duygu düzenleme, çocukların ruh sağlığının en önemli temellerinden biridir ve iyi haber şu ki, öğrenilebilir bir beceridir. Bu yazıda duygu düzenlemenin nasıl geliştiğini ve ailelerin bu süreci nasıl destekleyebileceğini anlatıyoruz.

Duygu düzenleme ne demek?

Duygu düzenleme, bir duyguyu fark edebilmek, ona bir ad verebilmek, yoğunluğunu ayarlayabilmek ve o duyguyla ne yapacağını seçebilmektir. Bu, duyguları bastırmak ya da hiç hissetmemek anlamına gelmez. Öfkelenmek, üzülmek, korkmak, kıskanmak insan olmanın parçasıdır. Duygularını düzenleyebilen bir çocuk, öfkelendiğinde vurmak yerine söyleyebilen, hayal kırıklığına uğradığında bir süre üzülüp sonra toparlanabilen bir çocuktur.

Yaşa göre ne beklenmeli?

Bebeklik: Bebekler duygularını kendi başlarına düzenleyemez; ağladıklarında onları kucağa alan, sallayan, emziren ebeveyn bu düzenlemeyi onların yerine yapar.

Bir ile üç yaş: Bu dönemde çocuklar güçlü istekler geliştirir ama bunları erteleme ya da sözcüklerle ifade etme becerileri henüz gelişmemiştir. Öfke nöbetleri bu yaşlarda oldukça olağandır ve gelişimin beklenen bir parçasıdır.

Üç ile altı yaş: Dil geliştikçe çocuklar duygularını sözcüklerle anlatmaya başlar. Hâlâ ebeveynin desteğine ihtiyaç duysalar da öfke nöbetleri giderek seyrekleşir ve kısalır.

Okul çağı: Çocuklar duygularını daha iyi tanır ve kendi başlarına sakinleşme yolları geliştirir. Yine de yorgunluk, açlık ya da yoğun hayal kırıklığı anlarında zorlanabilirler.

Ergenlik: Beynin duygusal merkezlerinin hızla geliştiği, ancak düzenlemeden sorumlu ön bölgelerin henüz olgunlaşmadığı bu dönemde duygusal dalgalanmalar yeniden artar.

Birlikte düzenleme: ebeveynin sakinliği

Çocuklar duygularını düzenlemeyi önce ebeveynleriyle birlikte öğrenir. Buna “birlikte düzenleme” denir. Bir çocuk yoğun bir duygunun içindeyken, sakin kalan bir ebeveyn ona adeta kendi sakinliğini ödünç verir. Yavaş ve yumuşak bir ses tonu, yakın durmak, gerekirse sarılmak, çocuğun sinir sisteminin yatışmasına yardım eder. Zamanla çocuk bu sakinleşme yollarını içselleştirir ve kendi başına kullanmaya başlar.

Bu nedenle ebeveynin kendi duygularını düzenleyebilmesi, çocuğun duygu düzenleme becerisinin en önemli belirleyicilerinden biridir. Öfkeli bir çocuğa öfkeyle yanıt vermek, yangına benzin dökmek gibidir.

Duyguları adlandırmak

Bir duyguya ad koymak, onu yatıştırmanın ilk adımıdır. Araştırmalar, bir duyguyu adlandırmanın beynin duygusal alarm merkezlerinin etkinliğini azalttığını göstermektedir. Ebeveynler bunu çocuklarına öğretebilir: “Kulenin yıkılması seni çok kızdırdı”, “arkadaşın seninle oynamayınca üzüldün”, “yarınki gösteriden biraz korkuyorsun galiba.” Küçük çocuklar için duygu kartları ya da yüz ifadelerini gösteren resimler, duyguları tanımayı kolaylaştırır.

Duyguyu adlandırmak, davranışı onaylamak anlamına gelmez. “Kızgınsın, anlıyorum; ama kardeşine vurmana izin veremem” cümlesi, hem duyguyu kabul eder hem de sınırı korur.

Öfke nöbeti sırasında ne yapmalı?

  • Sakin kalmaya çalışın; derin bir nefes alın.
  • Çocuğun güvenliğini sağlayın; gerekirse onu ya da çevresindekileri koruyun.
  • Nöbet sırasında uzun açıklamalar ya da nasihatler yapmayın; çocuk bu anda dinleyemez.
  • Kısa ve sakin cümleler kullanın: “Buradayım. Sakinleşince konuşacağız.”
  • Nöbet geçtikten sonra çocukla yeniden bağ kurun; sarılın ya da yanında oturun.
  • Daha sonra, sakin bir anda, ne olduğunu ve bir dahaki sefere neler yapılabileceğini konuşun.

Öfke nöbetine yol açan isteği nöbet nedeniyle yerine getirmek, çocuğa nöbetin işe yaradığını öğretir. Bu nedenle tutarlı olmak önemlidir.

Sakinleşme araçları

Çocuklarla sakin bir anda, zor anlarda kullanabilecekleri sakinleşme yollarını birlikte keşfetmek işe yarar. Bazı örnekler:

  • Nefes oyunları: Balon şişirir gibi derin nefes almak, mumu üflemek gibi yavaşça vermek
  • Sakinleşme köşesi: Yastıkların, sevdiği bir oyuncağın, kitapların olduğu ve ceza yeri olmayan sakin bir köşe
  • Hareket: Yerinde zıplamak, bir topu sıkmak, kısa bir yürüyüş
  • Duyusal araçlar: Müzik dinlemek, sıcak bir içecek, yumuşak bir battaniye
  • Sözcükler: “Şu an çok kızgınım, biraz yalnız kalmak istiyorum” diyebilmek

Her çocuğa farklı yöntemler iyi gelir; deneme yanılmayla çocuğa en uygun olanlar bulunur.

Ergenlikte duygu dalgalanmaları

Ergenlikte duygular hem daha yoğun hem daha değişken yaşanır. Gençler bir anda çok neşeli, bir anda çok öfkeli olabilir. Bu dönemde ebeveynlerin gencin duygularını küçümsememesi, hemen çözüm sunmak yerine dinlemesi ve tartışma çok kızıştığında bir ara vermeyi önermesi önemlidir. Gençlerle sakin bir anda, zor duygularla baş etmek için neler yaptıklarını ve hangi yolların işe yaradığını konuşmak, onların kendi düzenleme araçlarını fark etmelerini sağlar.

Temsilî bir örnek

Kliniğimizde sık karşılaştığımız bir durumu temsilî bir örnekle anlatalım: Altı yaşındaki bir erkek çocuk, oyunlarda kaybettiğinde ya da bir yapbozu tamamlayamadığında parçaları fırlatıyor, ağlayarak kendini yere atıyordu. Ailesi önce onu susturmaya, sonra cezalandırmaya çalışmış, ikisi de işe yaramamıştı. Aileyle birlikte üç şey denedik. İlki, nöbet sırasında konuşmayı en aza indirip çocuğun yanında sakin bir biçimde oturmaktı. İkincisi, sakin anlarda “kızgınlık termometresi” adını verdiğimiz bir resim üzerinde, öfkesinin bedeninde nasıl hissedildiğini ve termometre yükselirken neler yapabileceğini birlikte çalışmaktı. Üçüncüsü ise kaybetmeyi kolaylaştıran oyunlar oynamak ve kaybettiğinde sakin kalabildiği her anı fark edip söylemekti. Birkaç hafta sonra çocuk, kaybettiğinde ilk kez “kızdım ama fırlatmadım” dedi.

Okulda duygu düzenleme

Duygularını düzenlemekte zorlanan çocuklar okulda da benzer güçlükler yaşayabilir: arkadaşlarıyla kavga, öğretmene karşı öfke, ödev sırasında hayal kırıklığı. Öğretmenle iş birliği yaparak sınıfta kısa bir sakinleşme molası, çocuğun gerektiğinde gidebileceği sakin bir köşe ve olumlu davranışlarının fark edilmesi gibi düzenlemeler planlanabilir.

Ne zaman destek almalı?

Öfke nöbetleri yaşa göre beklenenden çok daha sık, uzun ya da şiddetliyse; çocuk kendine ya da başkalarına zarar veriyorsa; duygusal patlamalar okul ve arkadaşlık ilişkilerini belirgin biçimde etkiliyorsa ya da ebeveynler olarak kendinizi çaresiz hissediyorsanız bir çocuk psikiyatrisi değerlendirmesi yararlı olabilir. Duygu düzenleme güçlüklerinin ardında bazen kaygı, dikkat eksikliği ya da başka durumlar bulunabilir. Ebeveyn danışmanlığı ve bilişsel davranışçı terapi, bu becerilerin geliştirilmesinde etkili yöntemlerdir.

Akla gelen sorular

Öfke nöbeti sırasında çocuğu yalnız bırakmalı mıyız?

Küçük çocuklar için yanında sakin bir yetişkinin olması genellikle daha iyidir. Bazı çocuklar ise kısa bir süre yalnız kalmaya ihtiyaç duyar; bu durumda yakınlarda durmak ve hazır olduğunda yanına gelmek iyi bir yoldur.

Ağlamasını durdurmalı mıyız?

Ağlamak duyguyu dışa vurmanın sağlıklı bir yoludur. “Ağlama” demek yerine “üzgün olduğunu görüyorum” demek çocuğu daha çabuk yatıştırır.

Kardeşler arasındaki kavgalarda nasıl davranmalıyız?

Önce güvenliği sağlayın, sonra her iki çocuğun duygusunu adlandırın ve sakinleştikten sonra birlikte çözüm aramalarına yardım edin.

Ekranlar duygu düzenlemeyi etkiler mi?

Uzun süreli ekran kullanımı ve özellikle ekranın bir sakinleştirici olarak kullanılması, çocuğun kendi sakinleşme yollarını geliştirmesini zorlaştırabilir. Zor anlarda ekran yerine birlikte nefes almak, sarılmak ya da kısa bir yürüyüş yapmak daha kalıcı beceriler kazandırır.

Ebeveyn olarak biz de öfkeleniyoruz; ne yapmalıyız?

Bu çok insani. Öfkelendiğinizi fark ettiğinizde kısa bir ara vermek ve sakinleştikten sonra çocuğunuzla konuşmak, ona da güçlü bir örnek olur.

Bu yazıyla ilgili hizmetler