Renkleri solan bir dünya
Depresyonu yaşayan gençlerin sık kullandığı bir benzetme vardır: “Her şey griye döndü.” Eskiden heyecan veren bir maç, bir doğum günü ya da bir arkadaşın mesajı artık hiçbir şey hissettirmez. Bu durum birkaç günlük bir keyifsizlikten farklıdır; haftalarca sürer ve gencin düşüncelerine, bedenine, uykusuna, iştahına ve okul hayatına yayılır.
Çocuklarda ve gençlerde depresyon her zaman ağlamaklı bir yüzle gelmez. Pek çok genç üzgün değil, sinirli görünür: kısa yanıtlar verir, en küçük bir uyarıda parlar, kapıları çarpar. Küçük çocuklar ise mutsuzluklarını genellikle karın ağrısıyla, oyuna isteksizlikle ya da anne babadan ayrılamamakla anlatır.
Örnekte neler dikkat çekiyordu?
Örnekteki gencin değişiklikleri tek tek ele alındığında ergenliğe bağlanabilecek şeyler gibi görünüyordu: odaya kapanmak, ailesiyle az konuşmak, geç yatmak. Ancak bir arada değerlendirildiğinde bir örüntü ortaya çıkıyordu. En dikkat çekici ayrıntı, çok sevdiği basketbolu bırakmasıydı; bu, keyif alma yetisindeki kaybın güçlü bir işaretiydi. Notlardaki düşüş, uyku düzenindeki bozulma ve öfke patlamaları da bu tabloyla uyumluydu. Değişikliklerin birkaç aydır sürmesi, bunların geçici bir dalgalanma değil, desteğe ihtiyaç duyan bir durum olduğunu gösteriyordu.

“Ergenliktir, geçer” ne zaman doğru değildir?
Ergenler gerçekten de inişli çıkışlı bir dönemden geçer. Bir gün dünyanın en mutsuz insanı olan genç, ertesi gün arkadaşlarıyla kahkahalar atabilir. Bu dalgalanmalarda iyi günler de vardır ve genç sevdiği şeylere hâlâ tutunur. Depresyonda ise iyi günler azalır, kötü günler uzar; genç eskiden sevdiği şeylerden bile keyif alamaz hâle gelir. Değişiklik iki haftadan uzun sürüyorsa ve okula, arkadaşlığa, aile hayatına yansıyorsa, “ergenlik” açıklamasıyla yetinmemek gerekir.
Dikkat edilecek işaretler
- Sevdiği spor, hobi ya da arkadaşlarından çekilmek
- Neredeyse her gün süren mutsuzluk ya da öfkeli, gergin bir hâl
- Gece uyuyamamak ya da tam tersine saatlerce uyumak
- İştahın kaçması ya da çok artması
- Sürekli yorgunluk, sabahları yataktan kalkamamak
- Ders başında odaklanamamak, notların düşmesi
- “İşe yaramıyorum”, “benden bir şey olmaz” gibi sözler
- Gelecekle ilgili umutsuzluk
- Ölmek, kaybolmak ya da her şeyin bitmesi üzerine konuşmalar
Neler zemin hazırlar?
Aile öyküsü, kendine karşı acımasız olmaya yatkın bir mizaç ve zorlu yaşam olayları depresyonun yolunu açabilir. Bir yakının kaybı, anne babanın ayrılığı, evde süren kavgalar, okulda dışlanma ya da sürekli başarısızlık yaşamak bunlara örnektir. Uzun süredir dikkat güçlüğü ya da kaygı yaşayan çocuklarda da depresyon daha sık görülür. Hiçbir zaman bir zayıflık ya da bir “şımarıklık” işareti değildir.
Güvenlik konuşması
Depresyon yaşayan bazı gençlerin aklından ölüm ya da kendine zarar verme düşünceleri geçebilir. Bu konuyu açmaktan korkmayın; doğrudan ve şefkatle sormak bu düşünceleri artırmaz, gencin yükünü paylaşmasına fırsat verir. Gencinizin güvenliği için endişeleniyorsanız beklemeyin: 112'yi arayın ya da onunla birlikte size en yakın acil servise gidin.
Değerlendirme nasıl ilerledi?
Örnekteki gençle ilk görüşmenin önemli bir bölümünü baş başa yaptık. Başlangıçta isteksizdi ve kısa yanıtlar veriyordu. Basketboldan söz etmeye başladığımızda biraz açıldı: Takımda yer alamadığı bir maçtan sonra “hiçbir şeyi beceremiyorum” diye düşünmeye başladığını, sonra her şeyin anlamsız gelmeye başladığını anlattı. Güvenlik konusunu da konuştuk; ölüm düşünceleri olmadığını, ama bazen “her şey bitse” diye düşündüğünü söyledi. Bu bilgiyi, kendi onayıyla ailesiyle de paylaştık ve evde güvenlik için alınacak önlemleri birlikte planladık.
Belirtilerin ağırlığını yaşına uygun anketlerle ölçtük; uyku, kaygı ve dikkat konularını ayrıca ele aldık. Bitkinliğe yol açabilecek kansızlık ya da tiroid sorunları gibi bedensel nedenler için çocuk doktoruyla birlikte çalıştık.
Nasıl yardım ediyoruz?
Hafif ve orta düzeydeki depresyonda ilk adım psikoterapidir. Bilişsel davranışçı terapide genç, kendisi hakkındaki sert yargıları yakalamayı ve küçük, keyif veren adımlarla günlerini yeniden doldurmayı öğrenir. Bazı gençlerde değerlere odaklanan kabul ve kararlılık terapisi daha iyi karşılık bulur. Ailenin genci anlaması ve evdeki havanın yumuşaması için aile temelli görüşmeler planlanabilir. Depresyon ağırsa ya da güvenlik riski varsa ilaç tedavisi de devreye girer.
Ailenin elindeki araçlar
- Öğüt vermeden önce dinlemek; “anlat, dinliyorum” demek
- Gencin duygusunu hafife almamak
- Uyku saatlerine birlikte sahip çıkmak
- Kısa yürüyüşler, birlikte pişirilen bir yemek gibi küçük ortak anlar yaratmak
- Evdeki ilaçları kilitli tutmak
- Kendi yorgunluğunuz için de destek istemek
Küçük çocuklarda depresyon
Depresyon yalnızca ergenlerin derdi değildir. Okul öncesi ya da ilkokul çağındaki bir çocuk da uzun süre mutsuz olabilir; ama bunu çoğu zaman sözcüklerle anlatamaz. Bu yaşta depresyon; oyuna isteksizlik, sık ağlama, çabuk sinirlenme, ebeveynden ayrılmak istememe, karın ve baş ağrıları, iştahsızlık ve uyku sorunlarıyla kendini gösterir. Oyunlarında üzücü temalar tekrar tekrar karşımıza çıkabilir. Küçük çocuklarla çalışırken ailenin yer aldığı oyun temelli görüşmeler ve anne babayla yapılan çalışmalar ön plana çıkar.
Okulla birlikte
Depresyon dönemlerinde dikkat ve enerji düştüğü için okul başarısı geçici olarak gerileyebilir. Ailenin onayıyla öğretmen ve rehber öğretmenle konuşarak bir süreliğine ödev yükünü hafifletmek, sınav tarihlerinde esneklik sağlamak ve gencin okulda güvenebileceği bir yetişkini belirlemek, iyileşme sürecini kolaylaştırır.
Örnekteki gence dönersek
Örnekteki gençle yaklaşık beş ay boyunca çalıştık. İlk haftalarda küçük adımlarla başladık: her gün kısa bir yürüyüş, yatma saatini yarım saat öne çekmek, haftada bir kez bir arkadaşıyla buluşmak. Terapide “hiçbir şeyi beceremiyorum” düşüncesini sınadık ve basketbolda iyi olduğu anları hatırladık. Üçüncü ayın sonunda antrenmanlara geri döndü. Ailesiyle yapılan görüşmelerde akşam yemeklerinin tartışma yerine sohbet zamanına dönüşmesi için küçük kurallar koyuldu. Dönemin sonunda notları toparlanmaya başlamış, odasından daha sık çıkar olmuştu.
Akla gelen sorular
Oğlumuz “bir şeyim yok” diyor; yine de getirelim mi?
Önce anne baba olarak gelebilirsiniz. Gençlerin çoğu, ilk görüşmenin bir sorgu olmadığını duyduğunda bir sonraki adıma gönüllü olur.
Telefonla geçen saatler depresyonun nedeni mi?
Tek başına neden değildir; ama gece geç saatlere uzanan kullanım ve sosyal medyadaki kıyaslamalar ruh hâlini olumsuz etkileyebilir. Yasak yerine birlikte kurallar koymak daha işe yarar.
İlaç başlarsak ömür boyu mu kullanacak?
Hayır. Genellikle iyileşmeden sonra bir süre daha sürdürülür ve sonra kademeli olarak bırakılır.
Okula ara vermesi iyi olur mu?
Çoğu zaman tam tersi; okul ve arkadaşlar gencin gününe yapı ve bağ katar. Gerekiyorsa okulla birlikte geçici düzenlemeler yaparız.
Biz de bu süreçte çok yorulduk; ne yapmalıyız?
Bu çok doğal. Anne babaların da desteğe ihtiyacı olabilir; kendi duygularınızı konuşabileceğiniz bir alan bulmak, gencinize de iyi gelir.
Arkadaşlarıyla telefonda konuşuyor ama dışarı çıkmıyor; bu iyiye işaret mi?
Bağlarını sürdürmesi değerlidir. Yine de yüz yüze buluşmaları küçük adımlarla artırmak, iyileşmenin önemli bir parçasıdır.
Depresyon geri döner mi?
Bazı gençlerde zorlu dönemlerde yeniden belirebilir. Tedavide hazırlanan erken uyarı planı, bu durumu erkenden fark edip hızla destek almayı sağlar. Planı gençle birlikte, onun kendi cümleleriyle yazarız. Böylece zor anda ona yabancı gelmez.