Ankara · çocuk ve ergen ruh sağlığı Çocuk PsikiyatrisiAnkara Randevu Al

Tanı ve Tedaviler

Çocukluk çağı obsesif kompulsif bozukluk

Obsesif kompulsif bozuklukta çocuğun zihnine istemeden gelen düşünceler onu bir şeyleri tekrar tekrar yapmaya zorlar. Bu döngü çocuğu da aileyi de yorar; ama doğru tedaviyle kırılabilir.

Zihne takılan düşünceler, tekrarlanan davranışlar

Obsesif kompulsif bozukluğun iki parçası vardır. Birincisi, çocuğun zihnine istemeden giren, onu huzursuz eden ve kovulmaya çalışıldıkça daha da yapışkanlaşan düşünce ve görüntülerdir; bunlara takıntı denir. İkincisi, bu huzursuzluğu dindirmek ya da kafadaki felaketi engellemek için yapılan, kuralları çocuk tarafından bile tam açıklanamayan davranışlar ya da içten tekrarlanan sözlerdir; bunlara da zorlantı ya da ritüel denir.

Ritüel kısa bir rahatlama sağlar; ama bu rahatlama, bir sonraki takıntı geldiğinde ritüelin yeniden yapılmasını gerektirir. Zamanla döngü genişler: El yıkama süresi uzar, kontrol edilen kapı sayısı artar, güvence soruları çoğalır.

Örnekte neler dikkat çekiyordu?

Örnekteki çocuğun yaşadıkları, kirlenme takıntısı ve buna eşlik eden yıkama ritüellerinin tipik bir örneğiydi. Korkunun bir arkadaşının hastalığından sonra başlaması, takıntıların bazen belirli bir olayla tetiklenebileceğini gösteriyordu. Ellerin kızarıp çatlaması, ritüellerin bedene zarar verecek ölçüye ulaştığının işaretiydi. Bir başka önemli ayrıntı, ailenin farkında olmadan ritüellere katılmasıydı: Annenin her soruya yeniden güvence vermesi ve ailenin kapı kollarını her gün dezenfekte etmesi, çocuğu o an rahatlatıyor ama döngüyü besliyordu.

Çocukluk çağı obsesif kompulsif bozukluk yaşayan on dört yaşındaki çocuk ödev satırını defalarca silip yazıyor.

Her düzen sevgisi takıntı mıdır?

Hayır. Dört yaşındaki bir çocuğun her gece aynı oyuncak ayıyla uyumakta ısrar etmesi ya da kahvaltıda hep aynı tabağı istemesi, bu yaşın doğal tutkularındandır. Bu alışkanlıklar çocuğa keyif ve güven verir; bozulduğunda kısa süre huzursuzluk yaratır, sonra unutulur. Obsesif kompulsif bozuklukta ise ritüeller keyif vermez, yoğun bir kaygıyla yapılır, günde bir saati aşabilir ve çocuğun ya da ailenin yaşamını kısıtlar.

Çocuklarda hangi takıntılar görülür?

Kliniğimizde en sık karşılaştığımız temalar şunlardır: bir hastalık kapma ya da bulaştırma korkusu; kendisine ya da sevdiklerine kötü bir şey olması; her şeyin “tam yerinde” olması gereği; bir hata ya da günah işlemiş olmaktan korkma; istemeden akla gelen ve çocuğu çok utandıran düşünceler. Bunlara eşlik eden ritüeller arasında uzun süren yıkanma, kapı ya da çanta kontrolü, sayma, bir işi belli bir sayıda tekrarlama, eşyaları hizalama, içinden belli sözleri söyleme ve sürekli güvence isteme yer alır.

Neden ortaya çıkar?

Obsesif kompulsif bozuklukta beynin belirli devrelerinin farklı çalıştığı bilinmektedir. Ailesel yatkınlık sık görülür; aile bireylerinde takıntılı özellikler ya da tikler bulunabilir. Örnekteki çocukta olduğu gibi sarsıcı bir olay, belirtilerin fitilini ateşleyebilir. Seyrek de olsa bazı çocuklarda takıntılar bir boğaz enfeksiyonundan sonra adeta bir gecede ortaya çıkar; bu durumda çocuk hekimiyle el ele bir inceleme gerekir.

Değerlendirme nasıl ilerledi?

Örnekteki çocuk ve annesiyle ilk buluşmada, korkunun hangi gün başladığını, bir günün kaç saatinin el yıkamaya gittiğini, okulda ve evde neyin değiştiğini tek tek konuştuk. Belirtilerin ağırlığını CY-BOCS ile ölçtük; sonuç orta-ağır düzeydeydi. Çocuk ilk görüşmede yalnızca el yıkamadan söz etti; ikinci görüşmede ise yatmadan önce içinden belli bir duayı on kez okumadan uyuyamadığını da anlattı. Takıntıların sık komşuları olan tik, kaygı ve keder belirtilerine de baktık.

Tedavi nasıl yürüdü?

Yüzleş, ama ritüeli yapma

Takıntılarda en güçlü sonuçları veren yöntem, bilişsel davranışçı terapi ailesinden “yüzleşme ve ritüeli durdurma” çalışmasıdır. Çocuk korktuğu şeye, kendi belirlediği küçük basamaklarla yaklaşır ve her basamakta ritüeli yapmadan bekler. Kaygının ritüel yapılmadan da kendiliğinden azaldığını deneyimlemek, döngüyü kırar.

Örnekteki çocuk için basamaklar şöyle sıralandı: el yıkama süresini iki dakikaya indirmek; okulda bir kapı koluna dokunup elini beş dakika yıkamadan beklemek; eve gelince elini yıkamadan önce on dakika beklemek; markette alışveriş arabasının sapını tutmak. Her basamakta kaygı puanını birlikte izledik. Çocuğu korkuyu yenen bir kâşif olarak konumlamak ve takıntıya “mikrop canavarı” gibi bir ad vermek, onun bu mücadelede kendini yalnız hissetmemesini sağladı.

Aile katılımının azaltılması

Ailenin ritüellere katılımını azaltmak tedavinin önemli bir parçasıdır. Bunu aniden değil, çocukla anlaşarak yaptık. Annenin güvence vermesi önce günde beş soruyla sınırlandı, sonra azaltıldı; yanıt olarak “bu soruyu mikrop canavarı soruyor, sen ne düşünüyorsun?” demek önerildi. Evdeki kapı kollarının günlük dezenfeksiyonu da adım adım bırakıldı. Bu konuda aile temelli görüşmelerden yararlandık.

İlaç

Takıntılar çocuğun gününü esir alacak ölçüdeyse ya da terapi tek başına yetmiyorsa ilaç tedavisi de plana eklenebilir. Örnekteki çocukta terapiye iyi yanıt alındığı için ilaca gerek duyulmadı.

Okulda

Takıntılar okulda da kendini gösterebilir: lavaboya sık gitme, sıraya ya da ortak eşyalara dokunamama, ödevleri tekrar tekrar silme. Ailenin onayıyla öğretmeni bilgilendirmek, bu davranışların yaramazlık ya da tembellik olarak yorumlanmasını önler ve tedavideki basamakların okulda da desteklenmesini sağlar.

Ergenlerde takıntılar nasıl görünür?

Ergenlik döneminde takıntılar daha gizli kalma eğilimindedir. Pek çok genç, aklından geçenleri anne babasına söylemeye utanır ve ritüellerini kapalı kapılar ardında yapar; özellikle ahlaki, dinî ya da cinsel içerikli düşünceler gencin kendini “kötü biri” sanmasına yol açabilir. İçten yapılan ritüeller dışarıdan fark edilmez; ders çalışırken aynı paragrafı defalarca okumak, sınavda yanıtları tekrar tekrar kontrol etmek ve ödevleri bir türlü bitirememek ise bu yaşta sık görülür. Gencin tedavi hedeflerini kendisinin belirlemesi ve görüşmelerin bir bölümünün baş başa yapılması, sürece katılımını belirgin biçimde artırır.

Örnekteki çocuğa dönersek

Örnekteki çocukla yaklaşık dört ay çalıştık. Altıncı haftada el yıkama süresi belirgin biçimde kısalmış, ellerdeki çatlaklar iyileşmeye başlamıştı. Güvence soruları günde birkaç taneye indi. Yatma öncesi dua ritüeli de basamak listesine eklendi ve zamanla kısaldı. Tedavinin sonunda yapılan CY-BOCS ölçümünde puan hafif düzeye inmişti. Çocuk, mikrop canavarının yeniden “bağırmaya” başladığını fark ettiğinde neler yapacağını kendi el yazısıyla bir karta yazdı.

Okulla birlikte

Takıntılar okulda da kendini gösterebilir: lavaboya sık gitmek, sıraya ya da ortak malzemelere dokunamamak, defterdeki bir sayfayı defalarca yeniden yazmak. Öğretmenin bunları yaramazlık ya da yavaşlık olarak görmemesi için, ailenin onayıyla kısa bir bilgilendirme yapmak işe yarar.

Akla gelen sorular

Ellerini yıkamasına hiç izin vermemeli miyiz?

Hayır; amaç el yıkamayı yasaklamak değil, olağan bir el yıkamaya geri dönmektir. Hangi yıkamanın gerekli, hangisinin ritüel olduğunu çocukla birlikte belirleriz.

Dua ya da sayma gibi içinden yaptığı ritüeller de tedavi edilir mi?

Evet. Zihinsel ritüeller görünmez olduğu için gözden kaçabilir; ama onlar da basamak listesine alınır ve aynı yöntemle çalışılır.

Okulda dokunamadığı şeyler var; öğretmene ne söylemeliyiz?

Durumu kısaca anlatmanız ve bu davranışların inat ya da tembellik olmadığını belirtmeniz yeterlidir. Gerekirse öğretmenle küçük bir okul planı hazırlarız.

Ritüelleri uzadıkça sinirleniyoruz; bu normal mi?

Çok anlaşılır bir tepkidir. Görüşmelerde, öfkelenmek yerine takıntıyı çocuktan ayırarak konuşmanın yollarını birlikte çalışırız.

Tedavi bitince takıntılar tamamen kaybolur mu?

Çoğu çocukta belirgin biçimde azalır. Zor dönemlerde kısa süreli artışlar olabilir; öğrenilen beceriler o zamanlarda yeniden işe yarar.

Takıntı ile tik birlikte görülebilir mi?

Evet, sık görülür. Değerlendirmede ikisini ayrı ayrı ele alır, tedavi planını buna göre kurarız.