Ankara · çocuk ve ergen ruh sağlığı Çocuk PsikiyatrisiAnkara Randevu Al

Yazılar · 5 dakikalık okuma

Çocuğun ruh sağlığını koruyan aile alışkanlıkları

Çocukların ruh sağlığı büyük kararlardan çok küçük ve tekrarlanan gündelik alışkanlıklarla korunur. Birlikte yenen bir akşam yemeği, düzenli bir yatma saati ya da on beş dakikalık bir oyun, bir çocuğun dayanıklılığını yıllar içinde inşa eder.

Ailenin masada birlikte yemek yiyip gülüştüğü an, çocuğun ruh sağlığını koruyan aile alışkanlıklarını destekliyor.

Bir çocuk psikiyatrisi kliniğinde çalışırken sık sık şu soruyu duyarız: “Çocuğumuzun ruh sağlığını korumak için ne yapabiliriz?” Ailelerin çoğu bu sorunun yanıtının karmaşık programlar, özel eğitimler ya da pahalı etkinlikler olduğunu düşünür. Oysa araştırmalar ve klinik deneyimimiz, çocukların ruhsal dayanıklılığını en çok besleyen şeyin evde her gün tekrarlanan sıradan alışkanlıklar olduğunu gösteriyor. Bu yazıda, çocuğun ruh sağlığını destekleyen aile alışkanlıklarını tek tek ele alıyoruz.

Öngörülebilir bir gün

Çocuklar, ne zaman ne olacağını bildiklerinde kendilerini güvende hisseder. Kalkış saati, kahvaltı, okul, oyun, ödev, akşam yemeği ve yatma saati her gün aşağı yukarı aynı sırayla ilerlediğinde, çocuğun zihni bu düzeni bir zemin gibi kullanır ve enerjisini öğrenmeye, oynamaya ve ilişki kurmaya ayırabilir. Öngörülemeyen, her günü farklı geçen bir ev ise çocuğu sürekli tetikte tutar.

Bu, katı ve esnemeyen bir program anlamına gelmez. Hafta sonları, tatiller ve özel günler elbette farklı geçer. Önemli olan, haftanın çoğunda tanıdık bir akışın bulunmasıdır. Küçük çocuklar için bu akışı resimli bir çizelgeyle görünür kılmak, geçişleri kolaylaştırır.

Yeterli ve düzenli uyku

Uyku, çocukların ruh sağlığının belki de en çok hafife alınan temel taşıdır. Yetersiz uyuyan çocuklar daha sinirli, daha dikkatsiz, daha kaygılı ve duygularını düzenlemekte daha zorlanan çocuklardır. Okul çağındaki bir çocuğun gecede dokuz ile on iki saat, ergenlerin ise sekiz ile on saat uyuması önerilir.

Uykuyu korumak için yatma saatini hafta içinde sabit tutmak, yatmadan en az bir saat önce ekranları kapatmak, yatak odasını karanlık ve sessiz tutmak ve yatma öncesinde sakin bir rutin oluşturmak işe yarar: banyo, kitap okumak, günü kısaca konuşmak gibi. Ergenlerde biyolojik saatin geç saatlere kaydığını bilmek ve hafta sonları uyanma saatini çok kaydırmamak da önemlidir.

Birlikte yenen yemekler

Ailenin haftada en az birkaç akşam aynı sofrada, televizyonun ve telefonların kapalı olduğu bir ortamda yemek yemesi, çocukların ruh sağlığı için şaşırtıcı ölçüde değerlidir. Bu yemekler, günün nasıl geçtiğini konuşmak, gülmek ve birbirini dinlemek için doğal bir fırsattır. Araştırmalar, düzenli aile yemeklerinin ergenlerde riskli davranışlarla ve ruhsal sorunlarla ters ilişkili olduğunu göstermektedir.

Sofrada eleştiri, not tartışması ve uzun nasihatler yerine herkesin gününden bir şey anlattığı hafif bir sohbet tercih edilmelidir. “Bugün seni en çok ne güldürdü?” ya da “bugünün en zor anı neydi?” gibi sorular sohbeti açar.

Her gün biraz oyun

Küçük çocuklar için oyun, dünyayı anlamanın, duygularını ifade etmenin ve ilişki kurmanın temel yoludur. Her gün on beş yirmi dakika, telefonun başka odada olduğu, oyunu çocuğun seçtiği ve ebeveynin yalnızca eşlik ettiği bir zaman, çocuk ile ebeveyn arasındaki bağı güçlendirir. Bu sürede ebeveynin öğretmeye, düzeltmeye ya da yönlendirmeye çalışmaması, yalnızca çocuğun dünyasına katılması önemlidir.

Büyük çocuklar ve ergenler için bu “oyun zamanı”, birlikte bir dizi izlemek, bir yemek pişirmek, kısa bir yürüyüş yapmak ya da gencin ilgi duyduğu bir konuda onu dinlemek biçimini alabilir.

Duyguları adlandırmak ve konuşmak

Duygularını tanıyıp adlandırabilen çocuklar, onları düzenlemekte de daha başarılı olur. Ebeveynler, çocuğun duygularına ad koyarak bu beceriyi destekleyebilir: “Oyuncağın kırıldığı için çok üzüldün”, “kardeşin oyununu bozunca öfkelendin.” Duyguyu adlandırmak, onu onaylamak anlamına gelir; davranışı onaylamak anlamına gelmez. Öfkelenmek olağandır; vurmak ise kabul edilemez.

Ebeveynlerin kendi duygularından da uygun bir dille söz etmesi, çocuklar için güçlü bir örnektir: “Bugün işte çok yoruldum, biraz sessiz kalmaya ihtiyacım var.”

Ekran dengesi

Ekranlar çocukların hayatının bir parçasıdır ve tamamen yasaklamak ne gerçekçi ne de gereklidir. Ancak ekranın uykuyu, aile zamanını, fiziksel etkinliği ve yüz yüze ilişkileri yerinden etmemesi önemlidir. İki yaşından küçük çocuklar için ekrandan büyük ölçüde uzak durulması, daha büyük çocuklar için ise süresi ve içeriği önceden belirlenmiş bir kullanım önerilir. Yemek masasının ve yatak odalarının ekransız tutulması, ebeveynlerin de bu kurallara uyması, ailede dengeyi kurmayı kolaylaştırır.

Hareket ve açık hava

Düzenli fiziksel etkinlik, çocukların ruh hâlini, uykusunu, dikkatini ve stresle baş etme becerisini olumlu etkiler. Her gün en az bir saat koşmak, oynamak, bisiklete binmek ya da bir spor yapmak önerilir. Açık havada, özellikle doğada geçirilen zaman da kaygıyı azaltan ve ruh hâlini iyileştiren bir etkiye sahiptir. Hafta sonu birlikte yapılan bir yürüyüş, hem hareket hem de aile zamanı sağlar.

Tutarlı ve sıcak sınırlar

Sınırlar çocuklara güven verir. Az sayıda, açık ve önceden bilinen kurallar ve bu kurallar çiğnendiğinde sakin, kısa ve tutarlı sonuçlar en iyi işleyen düzendir. Sınır koyarken sıcaklığı korumak, yani kuralı uygularken çocuğu sevmeye devam ettiğini göstermek, çocuğun hem kuralı hem de güveni öğrenmesini sağlar. Ebeveynlerin birbirinin kararlarını desteklemesi de tutarlılık açısından önemlidir.

Onarım: her şey ters gittiğinde

Hiçbir aile kusursuz değildir. Ebeveynler bazen yorgunluktan sesini yükseltir, haksızlık eder, bir sözünü tutamaz. Önemli olan bu anların hiç yaşanmaması değil, ardından ilişkinin onarılmasıdır. “Dün akşam sana bağırdım, bu doğru değildi, özür dilerim” diyebilen bir ebeveyn, çocuğuna hata yapıldığında ne yapılacağını da öğretmiş olur. Onarım, çocukların ilişkilere güvenmesinin en güçlü kaynaklarından biridir.

Ebeveynin kendine bakması

Ebeveynlerin ruh sağlığı, çocukların ruh sağlığından ayrı düşünülemez. Sürekli yorgun, kaygılı ya da mutsuz bir ebeveynin sabırlı ve sıcak kalması çok zordur. Ebeveynlerin kendi uykularına, dinlenmelerine, eş ilişkilerine ve gerektiğinde kendi ruh sağlıklarına zaman ayırması, bencillik değil, çocuklarına yapabilecekleri en önemli yatırımlardan biridir.

Kardeşler arasında adalet

Birden fazla çocuğun olduğu evlerde her çocuğun kendini görülmüş hissetmesi önemlidir. Kısa da olsa her çocukla baş başa geçirilen bir zaman, kardeşler arasındaki rekabeti azaltır. Kardeşleri birbiriyle kıyaslamamak ve kavgalarda hemen hakem olmak yerine onlara kendi aralarında çözüm bulmaları için fırsat tanımak da ailedeki havayı yumuşatır.

Ne zaman destek almalı?

Bu alışkanlıklar her çocuğun ruh sağlığını destekler; ancak bazı çocuklar bunlara rağmen zorlanabilir. Çocuğunuzun uykusu, iştahı, ruh hâli, okul başarısı ya da arkadaşlık ilişkileri haftalardır belirgin biçimde değiştiyse, aile içinde süregen bir gerginlik varsa ya da bir ebeveyn olarak çaresiz hissediyorsanız destek almaktan çekinmeyin. Ebeveyn danışmanlığı ve aile temelli görüşmeler, bu alışkanlıkları ailenizin koşullarına göre birlikte kurmanıza yardım edebilir.

Akla gelen sorular

Çalışan ebeveynler bu alışkanlıkları nasıl sürdürebilir?

Her şeyi aynı anda yapmak gerekmez. Önce bir iki alışkanlıkla, örneğin haftada üç akşam birlikte yemek ve her akşam on beş dakika oyunla başlamak yeterlidir.

Ergen çocuğumuz aile yemeklerine katılmak istemiyor.

Yemekleri zorunlu bir toplantı yerine keyifli bir zamana dönüştürmek, gencin de söz sahibi olduğu küçük kurallar koymak katılımı artırır.

Bu alışkanlıklar ruhsal sorunları tamamen önler mi?

Hiçbir alışkanlık her sorunu önleyemez; ama çocuğun dayanıklılığını artırır ve zorluklar karşısında daha hızlı toparlanmasına yardım eder.

Büyükanne ve büyükbabalar bu alışkanlıklara nasıl katılabilir?

Çocuğun bakımına katılan büyükler, uyku ve ekran gibi temel konularda aynı düzeni sürdürdüğünde çocuk için tutarlılık artar.

Bu yazıyla ilgili hizmetler